Merak Ettikleriniz

Vaktinde doğmuş bir bebek için günlük %1-2’ lik tartı kaybı normal olup, genelde bu kayıp hayatın ilk 3-5 gününde olur ve 7-10.günde bebek tekrar doğum ağırlığına ulaşır. Prematüre bebeklerde ise günlük %2-3 tartı kaybı normal olup bu kaybın 5-7 gün devam etmesini ve yaklaşık 10-15.günlük olduğunda doğum ağırlığına gelmesini bekleriz. Vaktinde doğan bebekler için doğum ağırlığının %10 ve üstü bir kayıp varsa  (Prematüre bebekler için %15 üzeri) en kısa sürede bir yenidoğan uzman hekimine başvurması gerekir

Bebeğin kafa kemiklerinin üst üste binmesi (over riding),  dil altı bağı olması ya da bebekte doğuştan diş olması, ciltteki kahverengi-mor lekeler ya da pek çok döküntü, bebeğin memesinden süt gelmesi, kız bebeklerde vajinal kanama olması gibi aileleri çok korkutan durumlar aslında çoğunlukla normaldir. Bu gibi durumlarda aileler fazla panik ve endişe içine girmeden, bir yenidoğan uzman hekimine başvurulmalıdır.

Bebeğin doğumdan sonra gözlerinde devamlı akıntı, çapaklanma olması durumunda gözyaşı kanal tıkanıklığından (lakrimal tıkanıklık) şüphelenmek gerekir. Erken tanı ile lakrimal kanala masaj ve lokal tedavilerle çoğu hasta ameliyat ihtiyacı olmadan düzelir.

Lakrimal kanal masajında bebeğin burun köküne parmakla hafifçe bastırılır ve aşağıya doğru sıvazlanır ve bu masaj günde bir kaç kez uygulanır. Gözyaşı kanal tıkanıklığından şüphelenildiğinde hasta mutlaka öncelikle yenidoğan uzman hekimine ve sonrasında göz hekimine başvurmalıdır.

Sağlıklı bebeklerde göbek bakımı için kuru bakım önerilir yani herhangi bir ilaç (alkol, povidon iyot, pudra gibi) kullanılmasına da gerek yoktur. Bu dönemde dikkat edilmesi gereken nokta göbek bağının bebek bezinin üzerinde kalmasının sağlanmasıdır hatta gerekirse bez kendi üzerine katlanarak göbeğin açıkta kalması sağlanmalıdır. Mümkünde göbek bağı düşene kadar bebek yıkanırken göbeğin ıslanmamasına dikkat etmek gerekir çünkü bu durumda göbek bağı düşmesi uzayabilir. Hatta bu süreçte bebeğin yıkanması yerine silinmesi de önerilebilir.

Normalde göbek bağı 7-14 gün arasında düşer eğer bu sürenin üç haftadan uzarsa ya da göbekte kötü koku, akıntı, kanama, hassasiyet varsa  mutlaka yenidoğan uzman hekimine başvurulmalıdır.

Pamukçuk yenidoğan döneminde sık izlenen bir problemdir ve yanaklarının iç tarafında bazen de dilde, damakta ve dişetlerinde peynire benzeyen çıkıntılı beyaz lekeler şeklinde kendini gösteren mantar enfeksiyonudur Nedenleri; doğum esnasında genital mantar enfeksiyonu olan anne, nemli emzirme pedleri kullanılması, annenin meme ucunda çatlak, biberon ile beslenme ya da emzik kullanımı olabilir. Pamukçuk, genellikle doğumdan sonraki iki haftada ortaya çıkar ve bazen bebeklerde ağrıya yol açarak bebeğin beslenmeyi reddetmesine de neden olabilir. Ağız içinin, annenin meme ucunun veya eğer bebek biberon ile besleniyorsa bebeğin ağzına giren tüm materyaller (biberon başlığı, emzik) temizlenmelidir. Buna rağmen devam eden durumlarda doktorunuza danışarak ağızdan verilen mantar tedavisi düzenlenmelidir.

Konak bebeğin saçlı derisinde kepek benzeri yağlı maddelerin birikimi sonucu cilt kabuklarının oluşturduğu bir çeşit deri soyulmasıdır. Temizlikle ilgisi yoktur. Bebeğe acı vermez ve herhangi bir soruna yol açmaz. Bebek sık yıkandığında genellikle kendi kendine geçer. Kabukları yok etmek için bebek yağı veya saf zeytinyağı ile masaj yapılarak konak yumuşatılabilir. Daha sonra konak şampuanları yıkanarak, bebek tarağı ile taranır. Bebek terledikçe artacağından kafa derisini kuru ve serin tutmak ve evdeyken şapka giydirmemek faydalı olur.

Bebeklerde görülen en sık cilt problemidir. Bez kullanımına bağlı o bölgenin nemli ve havasız kalmasıyla ve idrar ve dışkı temasının da birleşmesiyle meydana gelen döküntülerdir. Ayrıca bezlerin ve giysilerin sürtünmesi pişiği daha da arttırır. Üzerine mantar enfeksiyonu veya bakteriyel enfeksiyonları da eklenebilir. Özelikle ek gıdalara geçilen 6-9 aylar arasında daha çok görülür. Çoğunlukla kendiliğinden geçer.

En önemli tedavi bezlenen bölgenin kuru ve temiz kalması için sadece suyla bu bölgenin yıkanması, kurulanması ve sık bez değiştirilmesidir. İdrar ve dışkı ile cildin temasını kesmek için cilt koruyucu ve çinkolu kremler de uygulanabilir. Bu dönemde sık sık bez açılarak bu bölgenin cildinin rahatça havalanması sağlanmalıdır. Ağır vakalarda steroidli kremler, mantar ilaçları ve antibiyotikli kremler de gerekebilir.

Bebekler ilk günlerde 2-3 saat aralıklarla düzenli emzirilmelidir. Bebeğin 24 saat içinde 8-12 kez emmesi, 4. günden sonra her 24 saat için 6-8 ıslak bez olması, bebeğin uyanık ve canlı görünmesi, ağız mukozasının nemli olması, annenin göğüslerinin emzirme öncesi dolgun ve sonrası yumuşak olması ve bebeğin emerken yutkunma sesinin duyulması bize emzirmenin yeterli olduğunu gösterir. Bunun yanısıra bebeğin düzenli doktor kontrolü ile muayenesi ve tartı kontrolü en doğru cevabı verecektir.

Anne sütünü arttırmanın en etkin yolu düzenli ve sık aralıklarla bebeğin emzirilmesidir. Çünkü bebek anne memesini her emdiğinde annenin beynine süt yapımında görevli hormonların salgılanması için uyarı gider. Böylelikle düzenli uyarı ile süt yapımı artacaktır. Ayrıca gece emzirmesinin de prolaktin hormonunu arttırarak süt yapımını arttırdığı gösterilmiştir. Bunlar dışında annenin beslenme şekli de süt yapımında önemlidir. Annenin günlük 2.5-3 litre su tüketmesi süt yapımını olumlu etkileyecektir. Bu nedenle her emzirme sonrası anne 1 bardak su içmelidir. Emzirme döneminde annelerin dengeli beslenmesi yeterli protein, kalsiyum, fosfor ve vitamin desteği alması anne sütünün artmasına yardımcı olacaktır.

Genellikle göbek bağı düşmeden bebek yıkanmaz. Bunun nedeni banyo sırasında göbek kordonunun ıslanması göbeğin düşmesinin gecikmesidir. Aynı zamanda göbeğin nemli kalarak enfeksiyon olmasına zemin hazırlayabilir. Evdeki ilk banyo göbek kordonu kuruyup düştükten bir gün sonra yapılmalıdır. Öncesinde göbek ıslatılmadan silme şeklinde banyo yapılabilir Banyo sıklığı bebeğin ve evin koşullarına göre değişmekle beraber mümkün olduğunca sık olması tavsiye edilir. Bebeklerin sık yıkanması hem onları rahatlatacak hem masaj etkisiyle daha rahat uyumalarına, gaz sancılarının azalmasına hem de gelişimlerinin daha iyi olmasına neden olacaktır.

Sıklık olarak her gün, günaşırı ya da haftada 2 gün olabilir. Zamanlama akşam ya da öğleden sonra özellikle bebek çok tok değilken tercih edilmelidir. Genelde bebekler banyodan sonra uzun bir uyku yapacakları için uyku saatlerinden öncesi tercih edilir. İdeal banyo süresi 4-5 dakikayı geçmemelidir. Banyonun oda sıcaklığı 25-26 derece, su sıcaklığı ise 36.5-37 derece civarında olmalıdır.

Banyo öncesinde banyo sırasında gerekli olabilecek tüm malzemeler hazırlanmış olmalıdır. Banyo ilk günlerde göbek düşmeden önce ya da prematürelerde banyo yaptırma zorluğu nedeniyle silme şeklinde de uygulanabilir. Bebek çıplak bir şekilde havluya sarılır. Silme işlemi önce gözler, burun, yanaklara doğru başlayarak yüz silinir. Sonrasında baş ve saçlar iyice silinerek boyun olarak devam eder. Daha sonra bebeğin tüm vücudu silinerek en son bez bölgesi önden arkaya silinir. Klasik banyo plastik küvette altına köpük, destek veya file yerleştirerek yapılır.

Bebek banyosu bebeğin cilt yapısını bozmamak için duru suyla yapılabilir ya da az miktarda bebek cildi pH’ına uygun sabun ya da şampuan kullanılabilir. Bebek banyoya yerleştirilmeden önce suyun sıcaklığı kontrol edilir. Bebek yerleştirilirken bir kol başın altından geçirilerek koltuk altından sıkıca kavranır, diğer elle iki bacağının altından tutulur. Bebeğin vücudunun alt kısmı sonra tüm vücudu suya sokulur. Bez veya sünger yardımıyla baştan aşağıya doğru tüm vücut yıkanır.

Cildi kuru bebeklerin son yıkama sularına zeytinyağı veya banyo yağı konabilir. Bebeğin cildi kuru değilse yağ veya krem kullanımı gerekmez. Cildi kuru bebeklere ince tabaka halinde bebek için uygun krem ve yağlar sürülebilir. Bunlar miktar olarak çok sürülürse ter bezlerinin tıkanmasına isilik ve döküntülerin oluşmasına neden olur.

Bebeklerin uyku düzeninin sağlanması bedensel ve zihinsel gelişimi için büyük önem taşımaktadır. Bebekler Amerikan Pediatri Akademisinin önerisinde de olduğu gibi ilk 1yıl aynı odada ayrı yatakta yatmalıdır. Böylelikle bebeğin hareketi, tepkileri ve ağlaması kolaylıkla fark edilebilir. Ebeveynlerle aynı yatakta yatırılmamalıdır. Özellikle ilk aylarda görülen ani bebek ölümü, öncesinde bir sağlık problemi olmayan bir bebeğin açıklanamayan, beklenmedik ölümüdür. Ani bebek ölümlerinin önlenmesi için bebekler sırt üstü olarak (yan ve yüzüstü değil) yastıksız bir şekilde yatırılmalıdır. Yataklar yumuşak olmamalı ve yatak içinde oyuncak, pozisyon vericiler, kenar koruyucular olmamalıdır.

Bebeğin yatış pozisyonunda kolları rahat edecek bir şekilde olarak, tüylü kabarık battaniyeler örtülmemeli uyku tulumları tercih edilmelidir. Emmeyi öğrenen bebeklere emzik verilebilir ama bebek uykuya dalar dalmaz ağzından alınarak rahat nefes alması sağlanmalıdır.

Normalde anne karnında bebekler 18-20 saat kadar uyumaktadır. Yenidoğan bebekte ortalama uyku süresi 18 saat civarında olup her geçen gün azalarak 3-4 aylık olduğunda bu süre günlük 15 saate inmektedir. Uyku problemleri ilk günlerde iyi beslenememe, kolik ve prematürite gibi sorunlar olarak karşımıza gelir. Bebeklerin gece uyku sürelerini arttırmak için gündüz uyku süresini ardışık 3-4 saat ile kısıtlamalı, bebeği kendi yatağında yatırarak, kendi yatağında uykuya dalması sağlanmalıdır.

Sarılık, kandaki bilirubin düzeyinin artması sonucu deri, gözün beyaz kısmı ve mukozaların sarı renk alması durumudur. Yenidoğan döneminde en sık karşılaşılan problemlerdendir. Yaşamın ilk iki haftasında hastaneye yatışın en sık nedeni sarılıktır. Yenidoğanlarda görülen bu sarılık bulaşıcı olmayıp bebeklerin kan hücrelerinin daha kısa sürede yıkılmasından ve karaciğerlerin henüz tam olgunlaşmamasından kaynaklanır.

Ciddi düzeydeki sarılıklar beyinde kalıcı hasarlanmaya neden olabilir. Bu nedenle her yenidoğan bebeğin taburculuk öncesi sarılık açısından değerlendirilip uygun zamanda kontrole çağırılması gerekir. Sarılık özellikle erken doğan bebeklerde %80 sıklıkla görülürken, zamanında doğmuş bebeklerde de (%60) önemli bir risk oluşturur. Özellikle riskli bebeklerde yakın izlem ile oluşabilecek hasar önlenmiş olur.

Riskli bebekler zamanından önce doğanlar, kan uyuşmazlığı olanlar, yetersiz anne sütü ile beslenenler, ailede daha önce sarılık nedeniyle hastaneye yatan kardeş öyküsü olanlar sayılabilir. Sarılığın önlenmesi için önce yeterli ve başarılı emzirme sonrasında risk faktörlerinin belirlenmesi için anne ve bebek kan gruplarına, uyuşmazlık testine bakılması gerekmektedir. Bebeklerin kandan ya da ciltten sarılık değerlerinin ölçülerek ne zaman kontrole geleceği belirlenmelidir.

Yeterli beslenmeye rağmen bebekte sarılık artıyorsa acilen doktora başvurulmalıdır. Belirlenen sınırların üzerinde olması durumunda bebekte beyin hasarı yapma riski nedeniyle acilen mavi ışık ile fototerapi tedavisi uygulanarak sarılık değeri düşürülür.

Bebeklerde gaz sancısı diğer bir deyimle infantil kolik tanımı; belirgin bir neden olmaksızın bebeğin günde 3 saatten fazla, haftada ise 3 günden fazla süreyle, 3 ayı geçmeyen ağlama nöbetleridir. Semptomlar kendiliğinden %90 hastada 9 haftalık olmadan sona erer. Koliğe neden olabilecek teoriler arasında

  • inek sütü alerjisi,
  • annenin aldığı besinler,
  • annede doğum öncesi ya da sonrası gerilim,
  • stresli aile

gibi çevresel faktörler düşünülmüş, ancak hiçbir teori kesin olarak ispatlanamamıştır. Belirgin ve kanıtlanmış tedavisi maalesef yoktur. Biberonla beslenen bebeklerde uygun biberonla (bebeğin hava yutmasını engelleyen kolik için üretilmiş biberonlar) dik şekilde beslemek bebeğin hava yutmasını engelleyerek gaz sancısını azaltabilir. Bebeğin gazı her beslenmeden sonra bebeği dik tutarak ve hafifçe arkasına vurarak çıkarılmalıdır.

Bebek sakin bir odada kucakta hafif sırtı okşanarak gezdirilebilir. Annenin gergin ve sinirli olmaması önemlidir. Bazı bebeklerde araba yolculuğu ya da saç kurutma makinesi, elektrik süpürgesi gibi aynı tonda devam eden sesler bebeği sakinleştirebilir. Annenin bebeği emziriyorsa süt ürünlerinden ve gaz yapan gıdalardan kaçınması koliği azaltabilir. İlaç tedavisi olarak etkinliği kesin olarak kanıtlanmamışsa da probiyotikler ve gaz giderici damlalar denenebilir. 

Üç ayın altındaki bebeklerin %80’i günde en az 1 kez kusar. Ağız kenarından taşırma dediğimiz bu az miktardaki kusmalar fazla gelen mamadan yada gaz çıkarırken ıkınma kaynaklı olabilir.  Çoğu hastada aralıklı komplike olmayan (yani bebeğin tartı alımını olumsuz etkilemeyen, akciğer enfeksiyonuna sebep olmayan) reflü ve kusma şikayetinde çoğunlukla endişe duymaya gerek yoktur. Komplike olmayan reflüde olabildiğince anne sütü ile beslenmeyi sağlamak, bebeğin başı 30 derece yukarıda olacak şekilde yatırmak, sigara dumanından kesinlikle uzak tutmak başlangıçta yapılabilecekler arasındadır.

Prematüre bebek kavramı anne karnında 37 gebelik haftasını tamamlamadan doğan bebeklere verilen isimdir. Yaklaşık tüm doğumların %10’u erken yani prematüre doğum ile sonuçlanır. Zamanında yani miadında gerçekleşen doğumlar 37 ila 42. gebelik haftaları arasında doğan bebeklerdir. Prematüre bebekler doğum haftalarına göre çok erken, erken, orta ve geç prematüre olarak sınıflandırılır.

  • Geç preterm bebekler: 34 ila 37 haftalar arasında süren gebelikten sonra gerçekleşen doğum. Prematüre doğumların çoğu geç preterm olarak gerçekleşir.
  • Orta preterm bebekler: Doğum 32 ila 34. gebelik haftaları arasında gerçekleşir. Bu haftalarda doğan bebeklere orta derece prematüre bebek denir.
  • Erken preterm bebekler: 32 haftadan daha kısa süren bir gebelikten sonra doğum gerçekleşir. 

İleri derecede prematüre 24 ila 31. gebelik haftalarında doğan prematüre bebeklere denir. Bebekler ne kadar erken doğarsa görülebilecek sağlık sorunlarının riski de artacaktır.

32. gebelik haftasından erken doğan prematüre bebeklerde emme refleksi azdır, yutma refleksi de olmayabilir. Emme ve yutma koordinasyonu anne karnındaki 34. gebelik haftasından sonra gelişir. Miadında doğan bebeklerde emme-yutma hareketlerinin olgunlaşması doğumdan sonraki 1-2 günde olurken, prematüre bebeklerde bu süre uzayabilir. Bu nedenle her prematüre bebek ve annesi bütüncül olarak değerlendirilmeli ve desteklenmelidir.

Düzeltilmiş yaşa göre büyüme izlemi de yapılabilir. Düzeltilmiş yaş kavramı için önce doğum haftasının 40. gestasyon haftasından çıkarılarak bebeğin ne kadar erken doğduğu hesaplanır. Bu da bebeğin kronolojik yaşından çıkarılır. Örneğin 28 gebelik haftasında doğmuş bir bebek kronolojik olarak 5 aylıkken, 12 hafta erken doğduğu için aslında düzeltilmiş 2 aylıktır. Bebeğin beslenmesi, büyüme takipleri yenidoğan uzmanı tarafından hep düzeltilmiş yaşa göre yapılır.  Düzeltilmiş yaş kullanımı süresi baş çevresi için 18 ay, kilosu için 24 ay ve boyu için 3-4 yaştır. Prematüre doğmuş bebekler için farklı gelişim tabloları takip edilir.

Yenidoğan bebeğin evde bakımı için fiziki koşullar öncesinde oluşturulmalıdır. Bebek odası evin sessiz olan ve güneş alan bir tarafına konumlandırılmalıdır. Oda sıcaklığı zamanında doğan bebekler için 22-24° C, prematüre bebekler için 24-26° C olmalıdır. Eşya seçimi yalın olmalı, gereksiz eşyalardan ve pelüş oyuncaklar gibi toz tutan materyallerden kaçınılmalıdır. Odanın zemini sert materyalden kaçınılmalı yumuşak malzeme ile kaplanmalıdır. Halı kullanımı önerilmemek ile birlikte eğer kullanılacaksa antialerjik ve ince bir halı seçilmelidir. Odanın boyası pastel renklerden seçilmeli, kokusuz, antibakteriyel su bazlı ürünler tercih edilmelidir. Aydınlatma için bebeğin direkt gözüne gelmeyecek ve az ışık veren gece lambaları tercih edilmelidir. Bebeğin karyolası standartlara uygun şekilde kurşunsuz ahşap boya kullanılmış olup parmaklıklar sabit olup kenar aralıkları 8cm, oyun parklarında 8 mm’yi geçmeyecek şekilde seçilmelidir. Bebek yatakları yumuşak olmamalı ve karyola ile arasında boşluk kalmamalıdır. Kenar yastıkları kullanılmamalıdır. Yastık kullanımı ilk 1 yıl önerilmemektedir. Anne bebek ile ilk 1 yıl aynı odada kalmalı, bebeği yakın izleyebilmelidir. Bebek giysileri seçiminde pamuklu, terletmeyen kıyafetler tercih edilmeli, tüylü ve kalın kıyafetlerden kaçınılmamalıdır. Giysiler alındıktan sonra etiketleri kesilerek bebekler için uygun sabun tozu veya bebek deterjanı ile yıkanmalı. Yıkanıp, ütülenmeden hiçbir giysi giydirilmemelidir. Giysilerin üzerinde boncuk, pul gibi kopabilecek malzemeler olmamalıdır. Bebekler evde hem üşümeyecek hem de terlemeyecek şekilde giydirilmelidir. Asla giysilerinin üzerine nazarlık gibi takılar çengelli iğne ile takılmamalıdır. Bebeğin hareketi sırasında bunları açması tehlikeli olabilir.

Bebeğin taşınması: Bebeklerin yüz ve çene yukarıda, yüzün anneye dönük olarak taşınması önerilir. Taşırken yaklaşık 45 derecelik eğimli taşınmalıdır. Kucakta taşınırken bebeğin kafası kolun üst tarafında ve biraz yukarıda ol malıdır, böylece bebek göz teması sağlar, kendisini taşıyan kişiyi ve çevreyi izleyebilir. Bebeklerin boyun kontrolü olana kadar iki kolla taşınması tavsiye edilir. Bir kolla poponun altından destek sağlanırken diğer kolla sırt ve boyun desteklenmiş olur. 

Bebeklerin araç ile taşınması: Bebekler için pek çok açıdan (enfeksiyon, güvenlik vs) toplu taşıma yerine ailenin kendi aracıyla seyahat etmesi en iyi seçenektir. Bebeğin araç ile özellikle de uzun süreli seyahat yapacağı durumlarda mutlaka bebeğin sakin ve stabil olduğu saatler (mümkünse uyku saatleri) tercih edilmelidir. Araç ile seyahat esnasında mutlaka araba koltuğu kullanılmalıdır. Araba koltuğu arka koltukta ve arkaya bakar tarzda yerleştirilir. Bebek koltuğunda 45 derecelik açıda yatırılır ve bebeğin başının öne doğru düşmemesi sağlanır. Arka koltuğa bebeğin yanına, bebeğe bakacak kişi oturur, asla bebekler araba içinde kucakta ya da ön koltukta taşınmamalıdır. Prematüre bebekler zamanında doğan bebeklerden hem boyut olarak daha küçük oldukları hem de nörogelişimlerini daha tamamlamadıkları için standart araba koltuklarında oturamayabilirler. Standart araba koltuklarına bebek yerleştirilirken bir süre popo altından ve omuz yanlarından havlu ya da bezlerle desteklenmelidir. 

Bebeklerin ev içi güvenliği: Bebeklerin ev içinde sigara dumanın maruziyeti mutlaka engellenmelidir. Sigara dumanına pasif maruziyeti ani bebek ölümü sendromu için önemli bir risk faktörüdür. Ayrıca yine yüz üstü uyuma, yumuşak yatakta uyuma da diğer önemli risk faktörleridir.

Prematüre bir bebeğin annesinin sütünün içeriği, miad bebeklerin annesininkine göre protein, yağ ve kalori açısından çok daha zengin olup prematüre bebek için daha uygundur. Bu bebeklerin büyüme ve gelişmelerini sağlam için çok daha fazla enerjiye ihtiyaç vardır. Özellikle 1500 gramın altındaki çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerde bu artmış içerikte yetmemekte ve optimal büyüme sağlanamamaktadır. Böylece büyüme hızına ulaşamayıp doğum sonrası büyüme geriliği gözlenmektedir. Prematüre bebeklerin %50’si beklenen doğum tarihinde miad bebeklere göre gelişimleri geride kalmaktadır. Bu durum bebeğin doğum kilosu ne kadar düşükse risk o kadar artmaktadır.

Yeterli protein, enerji desteği alamayan bebeklerde nörogelişimde olumsuz etkilenmektedir. Özellikle ilk 2 hafta protein ve sodyum içerikleri prematüre doğum yapan anne sütlerinde yeterli olsa da ikinci haftadan sonra miktar azalır ve eksiklik giderek belirginleşir. Bu eksiklik özellikle çok hızlı büyüyen ve gereksinimleri çok fazla olan 32 haftadan ve 1500 gramdan küçük bebekler için önem taşır. Anne sütüne ayrı ayrı mineral, enerji, protein ekleyerek son yıllarda çoklu bileşenli güçlendiricilerle prematüre bebeklerin artan gereksinimleri karşılanmaya çalışılmaktadır. Anne sütü güçlendiricileri ve protein tozları eklenerek protein, minerallerden ve vitaminlerden daha zengin bir süt oluşturularak bebeğin daha hızlı büyümesi ve akranlarını yakalaması hedeflenmektedir.

Formul mama ile beslenen bebeklerde ise prematüre bebekler için hazırlanmış farklı mama tercihleri yapılmaktadır. Tüm bu beslenme programı ve eklenen ürünlerin ne sıklıkta ve ne kadar süre kullanılacağı yenidoğan uzmanı tarafından bebeğe özel olarak değerlendirilerek belirlenmelidir.

İlk 6 ay bebeğin sadece anne sütü alması yeterlidir, ek gıdaya ihtiyacı yoktur. Herhangi bir nedenle özellikle 4 aydan önce anne sütü kesilir ya da annenin bebeği emziremeyeceği bir problem olursa inek sütü ya da ek gıda yerine formül mamalarla destek yapmak daha doğrudur. Ancak bebek 4 ayını tamamlamışsa, böyle durumlarda ek gıda 6 aydan daha erken başlanabilir.

Prematüre bebeklerde ise ek gıdaya geçiş için düzeltilmiş yaş hesaplanarak planlanmalıdır. Bebeğin doğum kilosu, doğum haftası, izlemdeki kilo alımına göre yenidoğan uzmanı tarafından farklı yaklaşımlarda bulunularak düzeltilmiş 3. ay ile 9. ay arasında başlanması önerilebilir. Ek gıda başlama kararı için sadece bebeğin yaşı değil nöromotor gelişimi de önemlidir. Bebek destekli oturabilmeli, baş-boyun kontrolü iyi olmalı, dil itme refleksi azalmış olmalıdır. Ek gıdada besinlere başlama sırası ise miadında doğan bebekler gibidir.

Prematüre doğan bebeklerin beslenmesi, büyümesi ve gelişimleri zamanında doğan bebeklerden çok farklıdır. Bu nedenle her bebek kendi durumu ile ve yoğun bakım sürecinde yaşadıkları ile değerlendirilmeli, diğer prematüre bebeklerle kıyaslanmamalıdır. Prematüre bebeklerin izlem ve takibi özellikli bir durumdur. Yoğun bakım süreci ile hayata tutunan bu bebeklerin hem fiziksel hem nörolojik gelişimleri, yaşıtlarını yakalamaları için taburculuk sonrası izlemleri en az yoğun bakım takibi kadar önemlidir. Yoğun bakımdan taburcu olduktan sonraki dönemde bu bebeklerin beslenmesinin düzenlenmesi, büyümesinin izlenmesi, gelişim testlerinin takibi bu konuda tecrübeli olan yenidoğan yoğun bakım uzmanı (neonatoloji) tarafından yapılmalı gereğinde çocuk nöroloji, çocuk kardiyoloji, fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümlerine yenidoğan yoğun bakım uzmanı tarafından konsülte edilmelidir.